Klavye sadece üzerinde tuşlar bulunan, her bir tuşun bir harf'e tekabül ettiği bir alet değildir. Aynı zamanda Türk milletinde cesaretin sembolüdür...
Hani internette iddialaşmış iki genç "Asarım, keserim ulan evinden aldırıcam seni" triplerine diyebilirsiniz "klavye erkekliği" (Aslında bu en güzel örnektir. Ama çok kısa lan bunu yazsam gülerler bana) O yüzden bende gerçek hayattan çok güzel bir örnekle süslendireceğim...
Bizim sınıfta "Sarsuk" diye hitab ettiğimiz canımız ciğerimiz bir arkadaş vardır. Okula geldiği günden beri sarsuk tavırları yüzünden (Basketbol oynarken yerdeki top almaya çalışırken üstüne basıp düştü) biz ona aramızda sarsuk diyoruz. Zaten gerçek adınıda çoğumuz bilmiyoruz. Bu arkadaş normalde hiç konuşmayan bir soru sorduğumda da "işte" diye cevap veren bir elemandır. Geçenlerde facebook'da gördüm ve konuşmayı başlattım. Biraz da amacım dalga geçmekti. Zaten ben o çocuğun yanına giderim konuşurum, konuşurum o hiçbişey yapmaz izlerdi...
Arkadaş yok böyle birşey, bizim sarsuk açıldı, saçıldı, coştu, göğe yükseldi...Bişey soruyom "işte" demesini bekliyorum, bir bakıyorum arkadaş paragraf yazmış. Neyse dedim kendi kendime belkide çocuk kendiliğinden açılmıştır. Sonraki gün okula gittim içimdende bakalım şimdi ne yapıcak diye düşünüyorum. İşim gücüm yokmuş gibi sanki onun peşinde koşuyorum. Ama tabiki yine alışık olduğum cevaplar...
O gün benim için hayatımda bir gerçeği daha anlamamı sağladı "Bu hayatta klavye başındaki adamdan korkacaksın" korkacaksın arkadaş. Çünkü onun eline atomuda versen parçalar, en baba yiğitide versen harcar. Ha dersin ki ne kadar gerçek? İşte orada haklısın. Klavyenin verdiği cesaretle ne kadar gerçek bir insansın? Bu cesaret ona daha çok asosyalleşip bilgisayarın başına iticek. Örnekler çoğaltılabilir ama benim gördüğüm en belirgin örnek buydu. Ne diyim daha allah kolaylık versin. Bir mesaj vermem gerekiyor ise "Klavye kullanırken kemerlerinizi bağlayınız..."

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Dök içini dök...