Bu gün yazmak hiç aklımda yoktu. Zaten bir haftadır okula gitmiyordum tam rahatlığa alışmışken bir hafta bitti ve okula gittim bu gün. Bu da yetmezmiş gibi matematik sınavı olduk. -Zaten hiç çalışamamıştım- Ha zannetmeyin ki bu bir haftalık okula gitmeyişimde yattım. Şehir dışına çıktım ve çıktığım gün köpeğimin kaybolduğunu öğrendim. Bir hafta boyunca dönemeyeceğim için bana resmen zehir oldu. Herkes gelir tekrar diyor, üzülme diyor... Ama can işte o da, sokaklarda ne yapar, nasıl eder? Biri kaçırıp ona kötü davrnırsa? Bu düşünceler aklımı yiyip bitiriyor...
O güne kadar köpeğimi hep kendi zevkim için besliyorum diye düşünürdüm. Bu durumada çok üzülürdüm. Ben kimim ki eğlence için bir canlıyı besliyorum diye. Kaybolduğunda anladım ki, ben onun için onu besliyorum. Onun için onu ve yaşadığı ortamı temizliyorum. Onun için onu seviyorum. Onun için yaşıyorum...
Anladım ki ben beslediğim benim eğlence kaynağım bir köpeği değil. Hayatımda sahip olabileceğim en iyi dostumu kaybettim. Hiç büyümeyecek bir bebeği, bir bakışından bile ne hissettiğini anladığım dostumu kaybettim. O kadar rahatına düşkündü ki toprakta yatmazdı, tozda yatmazdı, çimlik alanda severdi yatmayı. Şimdi sadece kulübesi, yemek ve su kabı ve bahçede oluşturduğu patika yollar kaldı.
Ha ben bunu şimdi size niye anlatıyorum? Aslında başlarken yazıya bunları yazmak aklımın ucundan bile geçmiyordu. Ne yazıcağımı bile bilmiyordum. Neden mi yazdım? Arkadaşım işler bir DNS bulup verdi sırf bu yüzden. Şuraya gelip imleci yerleştirene kadar ne yazıcağım hakkında bir fikrim yoktu. Aslında şimdide bişey yazmadım. Sadece neden yazmak istemediğimi yazdım aslında. Ya da öyle birşey işte...
Komikli yazmayı isterdim. Ama bazen öyle bir oluyo ki köpeğimden başka hiçbirşeyi düşünemiyorum. Şimdi de öyle bir anıma geldi. Kusuruma bakmayın artık. Buraya kadar sıkılmadan okuyabildiyseniz size çok teşekkür ederim. Neyse benden bu kadar.
Unutmadan. Bu da köpeğimin resmi;


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Dök içini dök...